سَقَطَ الوَلَدُ عَنِ الدَّرَّاجَةِ فَشَجَّ رَأْسَهُ.
Çocuk bisikletten düştü ve başını yardı.
سَقَطَ الوَلَدُ عَنِ الدَّرَّاجَةِ فَشَجَّ رَأْسَهُ.
Çocuk bisikletten düştü ve başını yardı.
شَجَّ الزُّجَاجُ يَدَهُ أَثْنَاءَ الْعَمَلِ فِي الْوَرْشَةِ.
Atölyede çalışırken cam eli kesti.
شَجَّ الطَّبِيبُ الْجُرْحَ بِعِنَايَةٍ لِإِزَالَةِ الشَّظَايَا.
Doktor, kıymıkları çıkarmak için yarayı dikkatlice yardı.