تَنْمُو الشَّجَرَةُ الْكَبِيرَةُ فِي مُنْتَصَفِ الْحَدِيقَةِ مُنْذُ مِئَاتِ السِّنِينَ.
Büyük ağaç yüzlerce yıldır bahçenin ortasında büyüyor.
تَنْمُو الشَّجَرَةُ الْكَبِيرَةُ فِي مُنْتَصَفِ الْحَدِيقَةِ مُنْذُ مِئَاتِ السِّنِينَ.
Büyük ağaç yüzlerce yıldır bahçenin ortasında büyüyor.
زَرَعْنَا شَجَرَةً جَدِيدَةً فِي الْفِنَاءِ الْخَلْفِيِّ لِمَنْزِلِنَا.
Evimizin arka bahçesine yeni bir fidan diktik.
رَسَمْنَا شَجَرَةَ الْعَائِلَةِ لِنَعْرِفَ أُصُولَنَا وَتَارِيخَنَا.
Kökenlerimizi ve tarihimizi öğrenmek için aile soy ağacımızı çizdik.