شَحَبَ

يَشْحَبُ، شُحُوب

شَحَبَ لَوْنُ الْوَرْدَةِ بَعْدَ يَوْمَيْنِ مِنْ قَطْفِهَا بِسَبَبِ الْحَرَارَةِ الْعَالِيَةِ.

Gülün rengi, yüksek sıcaklık nedeniyle koparıldıktan iki gün sonra soldu.

شَحَبَ وَجْهُ الْمَرِيضِ بِسَبَبِ الْمَرَضِ الشَّدِيدِ الَّذِي يُعَانِي مِنْهُ.

Hastanın yüzü, çektiği şiddetli hastalık nedeniyle ağardı.

شَحَبَتْ أَوْرَاقُ الشَّجَرِ فِي الْخَرِيفِ قَبْلَ أَنْ تَتَسَاقَطَ عَلَى الْأَرْضِ.

Ağaçların yaprakları sonbaharda yere düşmeden önce sarardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler