الشَّخْصُ الَّذِي تَحَدَّثْتُ مَعَهُ كَانَ لَطِيفًا جِدًّا وَمُتَعَاوِنًا.
Konuştuğum kişi çok nazik ve yardımseverdi.
الشَّخْصُ الَّذِي تَحَدَّثْتُ مَعَهُ كَانَ لَطِيفًا جِدًّا وَمُتَعَاوِنًا.
Konuştuğum kişi çok nazik ve yardımseverdi.
الشُّرْطَةُ تَبْحَثُ عَنْ شَخْصٍ مُشْتَبَهٍ بِهِ فِي جَرِيمَةِ السَّرِقَةِ.
Polis, hırsızlık suçunda şüpheli bir şahıs arıyor.
كُلُّ شَخْصٍ لَدَيْهِ الْحَقُّ فِي التَّعْبِيرِ عَنْ رَأْيِهِ بِحُرِّيَّةٍ.
Her bireyin fikrini özgürce ifade etme hakkı vardır.
Ayrıca: zat, fert
kendi, adam, kimse, can, herif
شَخَّصَ الطَّبِيبُ المَرَضَ بِسُرْعَةٍ.
Doktor hastalığı çabucak teşhis etti.
شَخَّصَ الطَّبِيبُ الْمَرَضَ بَعْدَ فَحْصِ الْمَرِيضِ.
Doktor, hastayı muayene ettikten sonra hastalığı tanıladı.
canlandırmak, kişileştirmek