الشَّرَهُ فِي تَنَاوُلِ الطَّعَامِ يُمْكِنُ أَنْ يُؤَدِّيَ إِلَى مَشَاكِلَ صِحِّيَّةٍ خَطِيرَةٍ.

Yemek yemede oburluk, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

الشَّرَهُ فِي جَمْعِ المَالِ لَا يَجْلِبُ السَّعَادَةَ الحَقِيقِيَّةَ لِلْإِنْسَانِ.

Para toplamada açgözlülük, insana gerçek mutluluk getirmez.

شَرِه

كَانَ الوَلَدُ شَرِهًا فَأَكَلَ كُلَّ الحَلْوَى.

Çocuk oburdu, bütün tatlıyı yedi.