شَعَّ

يَشِعُّ

شَعَّ النَّجْمُ فِي السَّمَاءِ بِضَوْءٍ سَاطِعٍ.

Yıldız gökyüzünde parlak bir ışıkla parladı.

شَعَّ وَجْهُهَا بِالْفَرَحِ عِنْدَمَا تَلَقَّتِ الْهَدِيَّةَ.

Hediyeyi aldığında yüzü sevinçten ışıldadı.