شَكَى

اعْتَادَ الْجِيرَانُ أَنْ يَشْكُوا مِنْ صَوْتِ الْمُوسِيقَى الْعَالِي فِي وَقْتٍ مُتَأَخِّرٍ مِنَ اللَّيْلِ

Komşular, gecenin geç saatlerinde yüksek müzik sesinden yakınmaya alışmıştı.

قَرَّرَ الْمَالِكُ أَنْ يَشْكُوَ الْمُسْتَأْجِرَ بِسَبَبِ عَدَمِ دَفْعِ الْإِيجَارِ الْمُتَّفَقِ عَلَيْهِ

Ev sahibi, kiracıyı kararlaştırılan kirayı ödemediği için dava etmeye karar verdi.

بَدَأَ الْمَرِيضُ يَشْكُو مِنْ آلَامٍ مُبَرِّحَةٍ فِي ظَهْرِهِ بَعْدَ الْعَمَلِ لِسَاعَاتٍ طَوِيلَةٍ

Hasta, uzun saatler çalıştıktan sonra sırtında şiddetli ağrılardan şikayet etmeye başladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler