شَلَحَ

يَشْلَحُ، شَلْح

شَلَحَ الْجُنْدِيُّ سُتْرَتَهُ الثَّقِيلَةَ بِسَبَبِ ارْتِفَاعِ دَرَجَةِ الْحَرَارَةِ فَجْأَةً

Asker, sıcaklığın aniden yükselmesi nedeniyle ağır ceketini çıkardı

شَلَحَ اللُّصُوصُ الضَّحِيَّةَ كُلَّ مَا يَمْلِكُ مِنْ مَالٍ وَهَاتِفٍ فِي الشَّارِعِ

Hırsızlar, sokakta kurbanın parası ve telefonu dahil her şeyini soydu

İlişkili Kelimeler