كَانَتِ الضَّرْبَةُ صَاعِقَةً وَمُفَاجِئَةً لِلْجَمِيعِ فِي الْمَلْعَبِ.
Vuruş, sahadaki herkes için yıldırım gibi ve ani oldu.
كَانَتِ الضَّرْبَةُ صَاعِقَةً وَمُفَاجِئَةً لِلْجَمِيعِ فِي الْمَلْعَبِ.
Vuruş, sahadaki herkes için yıldırım gibi ve ani oldu.
كَانَ الخَبَرُ صَاعِقًا بِالنِّسْبَةِ لِي وَلِجَمِيعِ أَفْرَادِ العَائِلَةِ.
Haber benim ve tüm aile üyeleri için şok ediciydi.
yıldırımlı, şimşekli