الرِّبْحُ الصَّافِي لِلشَّرِكَةِ هَذَا الْعَامَ مُرْتَفِعٌ جِدًّا.
Şirketin bu yılki net karı çok yüksek.
الرِّبْحُ الصَّافِي لِلشَّرِكَةِ هَذَا الْعَامَ مُرْتَفِعٌ جِدًّا.
Şirketin bu yılki net karı çok yüksek.
أُرِيدُ أَنْ أَعِيشَ حَيَاةً صَافِيَةً بَعِيدَةً عَنِ الْمَشَاكِلِ.
Sorunlardan uzak, saf bir hayat yaşamak istiyorum.
كَانَ الْمَاءُ فِي النَّهْرِ صَافِيًا جِدًّا.
Nehirdeki su çok berraktı.
temiz, arı, safi, halis, sek, katıksız, katışıksız