صَدَّ

يَصُدُّ، صَدّ
Aynı yazılan 1 kelime daha

تَمَكَّنَتِ الشُّرْطَةُ مِنْ صَدِّ هُجُومٍ إِرْهَابِيٍّ كَانَ يَسْتَهْدِفُ مَرْكَزًا تِجَارِيًّا كَبِيرًا.

Polis, büyük bir alışveriş merkezini hedef alan terör saldırısını engellemeyi başardı.

اضْطُرَّ الْحَارِسُ أَنْ يَصُدَّ الْكَثِيرَ مِنَ الزُّوَّارِ بِسَبَبِ الِازْدِحَامِ الشَّدِيدِ فِي الْمَعْرِضِ.

Bekçi, sergideki aşırı kalabalıktan dolayı birçok ziyaretçiyi geri çevirmek zorunda kaldı.

اسْتَطَاعَ الْجَيْشُ أَنْ يَصُدَّ هُجُومَ الْعَدُوِّ عَلَى الْحُدُودِ بِفَضْلِ التَّدْرِيبِ الْجَيِّدِ وَالتَّجْهِيزَاتِ الْحَدِيثَةِ.

Ordu, iyi eğitim ve modern teçhizat sayesinde düşmanın sınırdaki saldırısını püskürtmeyi başardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

صَدّ

صَدَّ خَطُّ الدِّفَاعِ هَجَمَاتِ الْخَصْمِ بِنَجَاحٍ.

Defans hattı, rakibin ataklarını başarıyla savuşturdu.