yankıسَمِعْتُ صَدَاءَ صَوْتِي يَتَرَدَّدُ فِي الْوَادِي الْعَمِيقِ أَثْنَاءَ تَجَوُّلِي بِمُفْرَدِي.Tek başıma yürürken derin vadide sesimin yankısını duydum.