كَانَ خَبَرُ وَفَاةِ وَالِدِهَا صَدْمَةً كَبِيرَةً لَهَا.
Babasının ölüm haberi onun için büyük bir şok oldu.
كَانَ خَبَرُ وَفَاةِ وَالِدِهَا صَدْمَةً كَبِيرَةً لَهَا.
Babasının ölüm haberi onun için büyük bir şok oldu.
تَسَبَّبَتِ الصَّدْمَةُ فِي تَلَفِ السَّيَّارَةِ.
Darbe arabanın hasar görmesine neden oldu.
تَعَرَّضَتْ لِصَدْمَةٍ عَاطِفِيَّةٍ بَعْدَ فُقْدَانِ وَظِيفَتِهَا.
İşini kaybettikten sonra duygusal bir travma yaşadı.
darp, çarpma, sarsıntı, afallama, çarpılma, örselenme, sadme, sarsılış, sarsılma, sarsım, şaşırtı, sarsıcılık