أَتَذَكَّرُ بِوُضُوحٍ ذِكْرَيَاتِ صِغَرِي فِي الْقَرْيَةِ حَيْثُ كُنْتُ أَلْعَبُ مَعَ أَصْدِقَائِي كُلَّ يَوْمٍ.
Her gün arkadaşlarımla oynadığım köydeki küçüklük anılarımı net bir şekilde hatırlıyorum.
أَتَذَكَّرُ بِوُضُوحٍ ذِكْرَيَاتِ صِغَرِي فِي الْقَرْيَةِ حَيْثُ كُنْتُ أَلْعَبُ مَعَ أَصْدِقَائِي كُلَّ يَوْمٍ.
Her gün arkadaşlarımla oynadığım köydeki küçüklük anılarımı net bir şekilde hatırlıyorum.
عَلَى الرَّغْمِ مِنْ صِغَرِ حَجْمِ الْغُرْفَةِ، إِلَّا أَنَّهَا كَانَتْ مُرِيحَةً لِلْغَايَةِ.
Odanın ufaklığına rağmen, çok rahattı.
أَدْهَشَنِي صِغَرُ حَجْمِ هَذَا الطَّائِرِ الصَّغِيرِ الَّذِي رَأَيْتُهُ فِي الْحَدِيقَةِ.
Bahçede gördüğüm bu minik kuşun minikliği beni hayrete düşürdü.
küçümenlik
مَعَ مُرُورِ الْوَقْتِ، صَغُرَتْ حَدَائِقُ الْمَنَازِلِ الْقَدِيمَةِ مَعَ ارْتِفَاعِ الْمَبَانِي السَّكَنِيَّةِ.
Zamanla, eski evlerin bahçeleri apartmanların yükselmesiyle küçüldü.
يَجِبُ أَنْ نُصَغِّرَ حَجْمَ الصُّورَةِ لِتُنَاسِبَ الْمِسَاحَةَ الْمُتَاحَةَ فِي التَّصْمِيمِ.
Tasarımda mevcut alana sığması için fotoğrafın boyutunu küçültmeliyiz.
ufaltmak, minyatürleştirmek