الصِّغَرُ هُوَ أَحَدُ أَجْمَلِ فَتَرَاتِ الْحَيَاةِ.
Ufaklık, hayatın en güzel dönemlerinden biridir.
الصِّغَرُ هُوَ أَحَدُ أَجْمَلِ فَتَرَاتِ الْحَيَاةِ.
Ufaklık, hayatın en güzel dönemlerinden biridir.
كَانَ الطِّفْلُ الصَّغِيرُ يُمْسِكُ بِيَدِ وَالِدَتِهِ بِإِحْكَامٍ.
Ufaklık, annesinin elini sıkıca tutuyordu.
لَمْ يَتَبَقَّ فِي جَيْبِي سِوَى نُقُودٍ صَغِيرَةٍ.
Cebimde sadece ufaklık kalmış.
طِفْل، طِفْلَة