çocuk

طِفْل — أَطْفَال

بَدَا الأَطْفَالُ الَّذِينَ يَلْعَبُونَ فِي الحَدِيقَةِ سُعَدَاءَ لِلْغَايَةِ.

Parkta oynayan çocuklar çok mutlu görünüyorlardı.

وَلَد — أَوْلَاد

رُزِقَ جَارُنَا بِوَلَدٍ جَدِيدٍ.

Komşumuzun yeni bir çocuğu oldu.

اِبْن — أَبْنَاء

سَيُنْهِي ابْنِي الْجَامِعَةَ هَذَا الْعَامَ.

Oğlum üniversiteyi bu yıl bitirecek.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler