صَفْحَة

أَكْتُبُ مُلَاحَظَاتِي فِي الصَّفْحَةِ الْأَخِيرَةِ مِنَ الدَّفْتَرِ.

Notlarımı defterin son sayfasına yazıyorum.

كَانَتْ هُنَاكَ مَعْلُومَاتٌ مُخْتَلِفَةٌ فِي كُلِّ صَفْحَةٍ مِنَ الْكِتَابِ.

Kitabın her sahifesinde farklı bir bilgi vardı.

هَذِهِ الصَّفْحَةُ مِنَ الْكِتَابِ مُمَزَّقَةٌ.

Kitabın bu yaprağı yırtık.

Eşdizimler