yaprak

فِي الْخَرِيفِ، تُصْبِحُ أَوْرَاقُ الْأَشْجَارِ صَفْرَاءَ وَتَسْقُطُ عَلَى الْأَرْضِ، هَذَا جَمِيلٌ جِداً.

Sonbaharda ağaçların yaprakları sararır ve yere düşer, bu çok güzeldir.

أَتَعَلَّمُ مَعْلُومَةً جَدِيدَةً فِي كُلِّ صَفْحَةٍ مِنَ الْكِتَابِ، هَذَا رَائِعٌ.

Kitabın her yaprağında yeni bir bilgi öğreniyorum, bu harika.

رُقَاقَة — رقائق

تَصْنَعُ أُمِّي رَقَائِقَ رَقِيقَةً جِداً عِنْدَ صُنْعِ الْفَطَائِرِ، إِنَّهَا لَذِيذَةٌ جِداً.

Annem börek yaparken incecik yapraklar açar, çok lezzetli olur.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler