صُلْب

أَصْلَاب
Aynı yazılan 3 kelime daha

كَانَتِ الْأَرْضُ صُلْبَةً جِدًّا بِسَبَبِ الْجَفَافِ الَّذِي اسْتَمَرَّ لِعِدَّةِ أَشْهُرٍ.

Aylarca süren kuraklık nedeniyle toprak çok sertti.

تَجَمَّدَ الْمَاءُ وَتَحَوَّلَ إِلَى جَلِيدٍ صُلْبٍ بِسَبَبِ انْخِفَاضِ دَرَجَةِ الْحَرَارَةِ.

Su dondu ve düşük sıcaklık nedeniyle katı buza dönüştü.

يَجِبُ أَنْ يَكُونَ أَسَاسُ الْمَبْنَى صُلْبًا لِضَمَانِ سَلَامَةِ السُّكَّانِ.

Bina temelinin, sakinlerin güvenliğini sağlamak için sağlam olması gerekir.

Ayrıca: omurga, bel

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

صَلَبَ

يَصْلِبُ، صَلْب

صَلَبَ الرُّومَانُ الْمَسِيحَ بِتُهْمَةِ تَحَدِّي سُلْطَةِ الْإِمْبِرَاطُورِيَّةِ.

Romalılar, İsa'yı imparatorluğun otoritesine meydan okuma suçlamasıyla çarmıha gerdiler.

صَلْب

قَرَأْنَا فِي الْكِتَابِ عَنْ صَلْبِ الْمُجْرِمِينَ قَدِيمًا.

Kitapta eskiden suçluların çarmıha gerilmesini okuduk.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

صَلَّبَ

يُصَلِّبُ، تَصْلِيب

يَقُومُ الْحَدَّادُونَ بِتَصْلِيبِ الْمَعْدِنِ عَنْ طَرِيقِ الطَّرْقِ.

Demirciler, metali döverek sertleştirirler.