صَلَّى

يُصَلِّي، صَلَاة
Aynı yazılan 1 kelime daha

ذَهَبَ أَبِي إِلَى الْمَسْجِدِ لِيُصَلِّيَ الظُّهْرَ.

Babam öğle namazını kılmak için camiye gitti.

صَلَّتِ الْجَدَّةُ لِأَحْفَادِهَا بِالسَّلَامَةِ.

Büyükanne torunları için selamet diye dua etti.

صَلَى

يَصْلِي، صَلْي

صَلَى الْوَلَدُ الْخُبْزَ عَلَى الْجَمْرِ.

Çocuk ekmeği közde kızarttı.