الْمُهَنْدِسُ الْمِعْمَارِيُّ صَمَّمَ الْمَبْنَى بِشَكْلٍ فَرِيدٍ وَمُبْتَكَرٍ.
Mimar binayı benzersiz ve yenilikçi bir şekilde tasarladı.
الْمُهَنْدِسُ الْمِعْمَارِيُّ صَمَّمَ الْمَبْنَى بِشَكْلٍ فَرِيدٍ وَمُبْتَكَرٍ.
Mimar binayı benzersiz ve yenilikçi bir şekilde tasarladı.
صَمَّمَتْ عَلَى إِكْمَالِ دِرَاسَتِهَا رَغْمَ كُلِّ الصُّعُوبَاتِ.
Bütün zorluklara rağmen eğitimini tamamlamaya kararlıydı.
planlamak, kurgulamak, tasarımlamak
الصَّمَمُ هُوَ حَالَةُ فِقْدَانِ الشَّخْصِ لِقُدْرَتِهِ عَلَى السَّمْعِ كُلِّيًّا أَوْ جُزْئِيًّا.
Sağırlık, kişinin işitme yeteneğini tamamen veya kısmen kaybetmesi durumudur.
duymazlık, işitmezlik