ضَاءَ

يَضُوءُ، ضَوْء

ضَاءَ الْقَمَرُ فِي السَّمَاءِ اللَّيْلَةَ وَأَضَاءَ الْمَدِينَةَ بِأَكْمَلِهَا.

Ay bu gece gökyüzünde parladı ve tüm şehri aydınlattı.

ضَاءَ وَجْهُهَا فَرَحًا عِنْدَمَا تَلَقَّتِ الْهَدِيَّةَ.

Hediyeyi aldığında yüzü sevinçle ışıldadı.

ضَاءَتِ الْمَدِينَةُ بِأَكْمَلِهَا بِالْأَضْوَاءِ الْمُلَوَّنَةِ احْتِفَالًا بِالْعِيدِ الْوَطَنِيِّ.

Ulusal bayramı kutlamak için tüm şehir renkli ışıklarla aydınlandı.

İlişkili Kelimeler