ارْتَفَعَ ضَرَمُ النَّارِ فِي الغَابَةِ بِسَبَبِ الجَفَافِ الشَّدِيدِ.

Aşırı kuraklık nedeniyle ormanda alevler yükseldi.

تَسَبَّبَ ضَرَمٌ فِي المَصْنَعِ فِي خَسَائِرَ مَادِّيَّةٍ كَبِيرَةٍ.

Fabrikadaki yangın büyük maddi kayıplara neden oldu.

ضَرِمَ

يَضْرَمُ، ضَرَم

ضَرِمَتِ النَّارُ فِي الحَطَبِ اليَابِسِ.

Ateş kuru odunlarda alevlendi.

İlişkili Kelimeler

ضَرَّمَ

ضَرَّمَ الوَلَدُ النَّارَ فِي الحَطَبِ.

Çocuk odunları ateşe verdi.

ضَرَّمَ الرَّجُلُ الفِتْنَةَ بَيْنَ القَبَائِلِ.

Adam kabileler arasında fitne çıkardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler