ضِفَّة

ضِفَاف

جَلَسْنَا عَلَى ضِفَّةِ النَّهْرِ نُشَاهِدُ الْأَطْفَالَ يَلْعَبُونَ بِالْمَاءِ.

Nehir kıyısında oturup çocukların suyla oynayışını izledik.

زَرَعْتُ أَشْجَارًا عَلَى ضِفَّةِ الطَّرِيقِ لِحِمَايَةِ التُّرْبَةِ مِنَ التَّآكُلِ.

Toprağı erozyondan korumak için yolun kenarına ağaçlar diktim.

Eşdizimler