ışıkانْتَشَرَ الضَّيْ في الغُرْفَةِ بَعْدَ فَتْحِ النَّافِذَةِ كُلَّ صَباحٍ.Her sabah pencere açıldıktan sonra odada ışık yayıldı.
parlaklıkكَانَ وَجْهُهَا يَشِعُّ بِالضِّيِّ عِنْدَمَا سَمِعَتِ الْخَبَرَ السَّعِيدَ.Müjdeli haberi duyduğunda yüzü parlaklıkla ışıldadı.