طَاحَ

يَطِيحُ، طَيْح

طَاحَ الْوَلَدُ مِنَ الدَّرَّاجَةِ وَبَكَى.

Çocuk bisikletten düştü ve ağladı.

طَاحَتِ الكُرَةُ مِنْ أَعْلَى التَّلِّ إِلَى الأَسْفَلِ.

Top tepenin üzerinden aşağıya doğru yuvarlandı.