أَكْبَرُ طُمُوحَاتِي أَنْ أُصْبِحَ طَبِيبًا يُسَاعِدُ النَّاسَ.
En büyük hedefim, insanlara yardım eden bir doktor olmak.
أَكْبَرُ طُمُوحَاتِي أَنْ أُصْبِحَ طَبِيبًا يُسَاعِدُ النَّاسَ.
En büyük hedefim, insanlara yardım eden bir doktor olmak.
يَتَمَتَّعُ هَذَا الشَّابُّ بِطُمُوحٍ كَبِيرٍ وَإِرَادَةٍ قَوِيَّةٍ.
Bu genç büyük bir hırsa ve güçlü bir iradeye sahip.
hırslılık, tutku
الشَّابُّ الطَّمُوحُ يَسْعَى لِتَحْقِيقِ أَحْلَامِهِ بِجِدٍّ.
Hırslı genç adam hayallerini gerçekleştirmek için çok çalışıyor.
gözü yüksekte, atılımcı, mefkûreci, talepkâr