جَارُنَا رَجُلٌ طَيِّبٌ، وَهُوَ يُسَاعِدُ النَّاسَ فِي الْحَيِّ كُلَّ يَوْمٍ.
Komşumuz iyi bir adamdır, mahallede her gün insanlara yardım eder.
جَارُنَا رَجُلٌ طَيِّبٌ، وَهُوَ يُسَاعِدُ النَّاسَ فِي الْحَيِّ كُلَّ يَوْمٍ.
Komşumuz iyi bir adamdır, mahallede her gün insanlara yardım eder.
قَضَيْنا وَقْتًا طَيِّبًا في الحَديقَةِ مَعَ العائِلَةِ وَالأَصْدِقاءِ.
Aile ve arkadaşlarla parkta hoş bir vakit geçirdik.
كانَتِ المُعَلِّمَةُ طَيِّبَةً مَعَ الطُّلّابِ الجُدُدِ، وَساعَدَتْهُمْ في أَوَّلِ يَوْمٍ في المَدْرَسَةِ.
Öğretmen yeni öğrencilere karşı nazikti ve okulun ilk gününde onlara yardım etti.
iyi niyetli, tıynetli
طَيَّبَتِ الْأُمُّ الثِّيَابَ بِالْعُودِ.
Anne elbiseleri ud ağacıyla güzel kokulandırdı.
tatlandırmak