هَذَا ظُلْمٌ كَبِيرٌ، يَجِبُ أَلَّا نَسْمَحَ بِذَلِكَ.
Bu büyük bir haksızlık, buna izin vermemeliyiz.
هَذَا ظُلْمٌ كَبِيرٌ، يَجِبُ أَلَّا نَسْمَحَ بِذَلِكَ.
Bu büyük bir haksızlık, buna izin vermemeliyiz.
الظُّلْمُ هُوَ أَحَدُ أَحْلَكِ صَفَحَاتِ تَارِيخِ الْبَشَرِيَّةِ.
Zulüm, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biridir.
يُسَبِّبُ الظُّلْمُ اضْطِرَابَاتٍ فِي الْمُجْتَمَعِ.
Adaletsizlik, toplumda huzursuzluğa neden olur.
mağduriyet, zalimlik, gaddarlık, gadir, gadirlik, hayıf, müstebitlik, müsavatsızlık, cevir, insafsızlık, kıygınlık
لَا تَظْلِمِ النَّاسَ.
İnsanlara haksızlık etme.
لَا تَظْلِمْ أَحَداً حَتَّى لَا تَذُوقَ مَرَارَةَ الظُّلْمِ.
Zulmün acısını tatmamak için kimseye zulmetme.
hak yemek, mağdur etmek, gadirlik etmek, gadretmek, kıymak