عَقِبَ انْتِهَاءِ الِاجْتِمَاعِ، غَادَرَ الْجَمِيعُ الْقَاعَةَ.
Toplantı biter bitmez herkes salondan ayrıldı.
عَقِبَ انْتِهَاءِ الِاجْتِمَاعِ، غَادَرَ الْجَمِيعُ الْقَاعَةَ.
Toplantı biter bitmez herkes salondan ayrıldı.
أَشْعُرُ بِأَلَمٍ فِي عَقِبِ قَدَمِي.
Ayağımın topuğunda ağrı hissediyorum.
انْقَلَبَتْ حَيَاتُهُ رَأْسًا عَلَى عَقِبٍ بَعْدَ الِانْتِقَالِ إِلَى الْمَدِينَةِ.
Şehre taşındıktan sonra hayatı altüst oldu.
takiben, ardınca, peşi sıra