عِوَضًا

سَأَذْهَبُ عِوَضًا عَنْكَ إِلَى الِاجْتِمَاعِ.

Toplantıya senin yerine ben gideceğim.

أَعْطَيْتُهُ الْمَالَ عِوَضًا عَنْ خَدَمَاتِهِ.

Hizmetlerinin karşılığında ona para verdim.