yerine

لَقَدْ عَيَّنْتُهُ لِحُضُورِ الِاجْتِمَاعِ بَدَلًا مِنِّي.

Benim yerime toplantıya katılması için onu görevlendirdim.

إِنَّهُ يُفَكِّرُ دَائِمًا فِي نَفْسِهِ عِوَضًا عَنِ الآخَرِينَ.

O, her zaman başkalarının yerine kendini düşünür.

لَقَدْ بَنَوْا شَقَّةً جَدِيدَةً فِي مَكَانِ مَنْزِلِنَا القَدِيمِ.

Eski evimizin yerine yeni bir apartman inşa ettiler.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler