هَذَا الْفِيلْمُ هُوَ تَمْثِيلٌ جَمِيلٌ لِلثَّقَافَةِ التُّرْكِيَّةِ.
Bu film, Türk kültürünün güzel bir temsilidir.
هَذَا الْفِيلْمُ هُوَ تَمْثِيلٌ جَمِيلٌ لِلثَّقَافَةِ التُّرْكِيَّةِ.
Bu film, Türk kültürünün güzel bir temsilidir.
قَامَ الْمُحَامِي بِتَمْثِيلِ مُوَكِّلِهِ فِي الْمَحْكَمَةِ.
Avukat, müvekkilini mahkemede temsil etti.
شَاهَدْنَا عَرْضًا رَائِعًا فِي الْمَسْرَحِ.
Tiyatroda harika bir temsil izledik.
تَمْثِيلِيَّة، تَوْكِيل، إِنَابَة، وَكَالَة