غَائِص

كَانَتْ قَدَمَاهُ غَائِصَةً فِي الرِّمَالِ النَّاعِمَةِ عَلَى الشَّاطِئِ.

Ayakları sahildeki yumuşak kuma gömülmüştü.

كَانَ الْغَائِصُ فِي أَعْمَاقِ الْبَحْرِ يَبْحَثُ عَنِ اللُّؤْلُؤِ الثَّمِينِ.

Denizin derinliklerine dalmış olan kişi değerli inciler arıyordu.

İlişkili Kelimeler