غَابَ الطَّالِبُ عَنِ الدَّرْسِ أَمْسِ.
Öğrenci dün derse gelmedi.
غَابَ الطَّالِبُ عَنِ الدَّرْسِ أَمْسِ.
Öğrenci dün derse gelmedi.
غَابَتِ الشَّمْسُ وَرَاءَ الْأُفُقِ فَجْأَةً.
Güneş aniden ufkun ardında kayboldu.
غَابَ الْأَمَلُ بَعْدَ فَشَلِ الْمُحَاوَلَةِ الْأَخِيرَةِ.
Son girişimin başarısız olmasından sonra umut yok oldu.
Ayrıca: uzaklaşmak
gözden kaybolmak
يَعِيشُ الْأَسَدُ فِي الْغَابِ.
Aslan ormanda yaşar.