غَادَرَ

يُغَادِرُ، مُغَادَرَة
Aynı yazılan 1 kelime daha

غَادَرَ الْقِطَارُ الْمَحَطَّةَ مُتَّجِهًا إِلَى الْمَدِينَةِ.

Tren şehre doğru istasyondan ayrıldı.

غَادَرَ الْفَرِيقُ الْمَلْعَبَ بَعْدَ الْخَسَارَةِ الثَّقِيلَةِ.

Takım ağır yenilgi sonrası sahayı terk etti.

غَادَرَ الْمُسَافِرُونَ الْمَطَارَ فِي وَقْتٍ مُتَأَخِّرٍ بِسَبَبِ سُوءِ الْأَحْوَالِ الْجَوِّيَّةِ.

Yolcular kötü hava koşulları nedeniyle havaalanından geç ayrıldılar.

غَادِر

كَانَ رَجُلًا قَاسِيًا وَغَادِرًا، وَلَا يَرْحَمُ أَحَدًا.

O, gaddar ve hain bir adamdı, kimseye acımazdı.

Eşdizimler