hain

فِي الْفِيلْمِ الَّذِي شَاهَدْنَاهُ أَمْسِ، بَاعَ الرَّجُلُ الْخَائِنُ صَدِيقَهُ مِنْ أَجْلِ الْمَالِ.

Dün izlediğimiz filmde hain adam para için arkadaşını sattı.

لَا تَثِقْ فِي الشَّخْصِ الْغَدَّارِ الَّذِي خَانَ أَصْدِقَاءَهُ فِي الْمَاضِي.

Geçmişte arkadaşlarını satan hain kişiye güvenme.

لَا أُحِبُّ الصَّدِيقَ الْغَادِرَ.

Hain arkadaşı sevmem.

Ayrıca: نَاكِرٌ لِلْجَمِيلِ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler