شَنَّتِ الشُّرْطَةُ غَارَةً مُفَاجِئَةً عَلَى وَكْرِ الْمُخَدِّرَاتِ فِي الْمَدِينَةِ.
Polis, şehirdeki uyuşturucu yuvasına ani bir baskın düzenledi.
شَنَّتِ الشُّرْطَةُ غَارَةً مُفَاجِئَةً عَلَى وَكْرِ الْمُخَدِّرَاتِ فِي الْمَدِينَةِ.
Polis, şehirdeki uyuşturucu yuvasına ani bir baskın düzenledi.
شَنَّتِ الطَّائِرَاتُ الْحَرْبِيَّةُ غَارَاتٍ جَوِّيَّةً عَلَى مَوَاقِعِ الْعَدُوِّ.
Savaş uçakları, düşman mevzilerine hava akınları düzenledi.
شَنَّ الْمُتَمَرِّدُونَ غَارَةً عَلَى الْقَرْيَةِ الْحُدُودِيَّةِ.
Asiler, sınır köyüne bir hücum düzenledi.
çapul, ılgar