غَاصَ الْغَوَّاصُ الْمُحْتَرِفُ نَحْوَ أَعْمَاقِ الْبَحْرِ.
Profesyonel dalgıç, denizin derinliklerine doğru daldı.
غَاصَ الْغَوَّاصُ الْمُحْتَرِفُ نَحْوَ أَعْمَاقِ الْبَحْرِ.
Profesyonel dalgıç, denizin derinliklerine doğru daldı.
غَاصَتِ السَّفِينَةُ فِي قَاعِ الْمُحِيطِ بَعْدَ الْعَاصِفَةِ.
Gemi fırtınadan sonra okyanusun dibine battı.
غَاصَ الْبَاحِثُ فِي أَعْمَاقِ التَّارِيخِ لِيَكْتَشِفَ الْحَقَائِقَ.
Araştırmacı gerçekleri keşfetmek için tarihin derinliklerine indi.