غَامِض

كَانَتِ التَّفَاصِيلُ فِي الْقِصَّةِ غَامِضَةً وَغَيْرَ وَاضِحَةٍ.

Hikayedeki detaylar belirsiz ve net değildi.

كَانَتِ الِابْتِسَامَةُ عَلَى وَجْهِهِ غَامِضَةً وَلَا يُمْكِنُ تَفْسِيرُهَا.

Yüzündeki gülümseme gizemliydi ve yorumlanamıyordu.

كَانَ جَوَابُهُ غَامِضًا وَلَمْ أَفْهَمْهُ.

Cevabı muğlaktı ve onu anlamadım.

Ayrıca: anlaşılmaz, esrarlı, müphem, ikircil

Eşdizimler