لَا تَثِقْ فِي الشَّخْصِ الْغَدَّارِ الَّذِي خَانَ أَصْدِقَاءَهُ فِي الْمَاضِي.
Geçmişte arkadaşlarını satan hain kişiye güvenme.
لَا تَثِقْ فِي الشَّخْصِ الْغَدَّارِ الَّذِي خَانَ أَصْدِقَاءَهُ فِي الْمَاضِي.
Geçmişte arkadaşlarını satan hain kişiye güvenme.
كَانَ صَدِيقًا غَدَّارًا، فَقَدْ تَرَكَنِي فِي وَقْتِ الشِّدَّةِ.
Vefasız bir arkadaştı, zor zamanımda beni terk etti.
احْذَرْ مِنَ التَّاجِرِ الْغَدَّارِ الَّذِي يَبِيعُ بَضَائِعَ مُقَلَّدَةً بِأَسْعَارٍ مُرْتَفِعَةٍ.
Yüksek fiyatlarla sahte mal satan hilekar tüccardan sakının.