بَعْدَ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ فِي الْغُرْبَةِ، قَرَّرَ الْعَوْدَةَ إِلَى وَطَنِهِ.
Uzun yıllar gurbette kaldıktan sonra, vatanına dönmeye karar verdi.
بَعْدَ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ فِي الْغُرْبَةِ، قَرَّرَ الْعَوْدَةَ إِلَى وَطَنِهِ.
Uzun yıllar gurbette kaldıktan sonra, vatanına dönmeye karar verdi.
الْغُرْبَةُ تَجْرِبَةٌ صَعْبَةٌ، خَاصَّةً عِنْدَمَا تَكُونُ بَعِيداً عَنِ الْأَهْلِ وَالْأَصْدِقَاءِ.
Gurbet, özellikle aile ve arkadaşlardan uzakta olduğunuzda zor bir deneyimdir.
شَعَرْتُ بِالْغُرْبَةِ فِي الْمَدِينَةِ الْكَبِيرَةِ رَغْمَ وُجُودِ الْكَثِيرِ مِنَ النَّاسِ.
Büyük şehirde çok insan olmasına rağmen yabancılık hissettim.
ecnebilik, gurbetlik, yurtsuzluk