غَرَّمَ الْحَكَمُ اللَّاعِبَ الَّذِي خَالَفَ الْقَاعِدَةَ.
Hakem, kuralı ihlal eden oyuncuya ceza verdi.
غَرَّمَ الْحَكَمُ اللَّاعِبَ الَّذِي خَالَفَ الْقَاعِدَةَ.
Hakem, kuralı ihlal eden oyuncuya ceza verdi.
ceza yazmak, ceza kesmek, para cezası vermek
غَرِمَ السَّائِقُ لِأَنَّهُ تَجَاوَزَ السُّرْعَةَ الْمُحَدَّدَةَ.
Sürücü hız sınırını aştığı için ceza ödedi.
ceza yemek