حَاسَبَ — يُحَاسِبُ · مُحَاسَبَة
يجب على المديرين محاسبة الموظفين على الأخطاء التي ارتكبوها.
Yöneticiler, yapılan hatalardan dolayı çalışanlara hesap sormak zorunda.
يجب على المديرين محاسبة الموظفين على الأخطاء التي ارتكبوها.
Yöneticiler, yapılan hatalardan dolayı çalışanlara hesap sormak zorunda.
أخذت الشرطة المشتبه به إلى مركز الشرطة لاستجوابه بشأن الحادث.
Polis, şüpheliyi olayla ilgili hesap sormak için karakola götürdü.
يريد المواطنون مساءلة الحكومة عن سياساتها.
Vatandaşlar, hükümetin politikalarından dolayı hesap sormak istiyor.