غِرِّيد

اسْتَمْتَعْتُ بِالِاسْتِمَاعِ إِلَى تَغْرِيدِ الطُّيُورِ فِي الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ.

Sabah erkenden kuşların şakımasını dinlemekten keyif aldım.

كَانَ تَغْرِيدُ الْعَنْدَلِيبِ يَمْلَأُ الْحَدِيقَةَ بِجَمَالٍ.

Bülbülün ötüşü bahçeyi güzellikle dolduruyordu.