غَزِير

غِزَار

هَطَلَتْ أَمْطَارٌ غَزِيرَةٌ عَلَى المَدِينَةِ طَوَالَ اللَّيْلِ.

Şehre bütün gece yoğun yağmur yağdı.

كَانَ إِنْتَاجُ هَذَا الْعَامِ غَزِيراً بِفَضْلِ الظُّرُوفِ الْجَوِّيَّةِ الْجَيِّدَةِ.

Bu yılki üretim, iyi hava koşulları sayesinde bol oldu.

الأَرْضُ هُنَا غَزِيرَةٌ وَتُعْطِي مَحَاصِيلَ جَيِّدَةً.

Buradaki toprak bereketli ve iyi ürünler veriyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler