غَطَسَ السَّبَّاحُ فِي الْمَاءِ الْبَارِدِ بِسُرْعَةٍ كَبِيرَةٍ دُونَ تَرَدُّدٍ.
Yüzücü tereddüt etmeden soğuk suya çok hızlı bir şekilde daldı.
غَطَسَ السَّبَّاحُ فِي الْمَاءِ الْبَارِدِ بِسُرْعَةٍ كَبِيرَةٍ دُونَ تَرَدُّدٍ.
Yüzücü tereddüt etmeden soğuk suya çok hızlı bir şekilde daldı.
غَطَسَتِ الشَّمْسُ فِي الْأُفُقِ، مِمَّا أَضْفَى مَنْظَراً طَبِيعِيّاً خَلَّابًا.
Güneş ufukta battı, bu da büyüleyici bir manzara yarattı.
plonjon
غَطَّسَتِ الأُمُّ الكُوبَ فِي المَاءِ.
Anne bardağı suya daldırdı.