غَنَّى

يُغَنِّي، غِنَاء
Aynı yazılan 1 kelime daha

يُحِبُّ الْأَطْفَالُ أَنْ يُغَنُّوا الْأَغَانِيَ فِي الْمَدْرَسَةِ كُلَّ صَبَاحٍ.

Çocuklar her sabah okulda şarkı söylemeyi severler.

غَنَّى الْفَنَّانُ أُغْنِيَةً جَمِيلَةً فِي الْحَفْلِ.

Sanatçı, konserde güzel bir türkü söyledi.

Eşdizimler

غِنَى

جَمَعَ الرَّجُلُ غِنًى كَبِيراً مِنْ خِلَالِ عَمَلِهِ الْجَادِّ وَاسْتِثْمَارَاتِهِ الذَّكِيَّةِ.

Adam, sıkı çalışması ve akıllı yatırımlarıyla büyük bir servet topladı.