شَعَرْتُ بِغَيْظٍ شَدِيدٍ عِنْدَمَا عَلِمْتُ بِتَصَرُّفَاتِهِ غَيْرِ الْمَسْؤُولَةِ.
Sorumsuz davranışlarını öğrendiğimde büyük bir öfke hissettim.
شَعَرْتُ بِغَيْظٍ شَدِيدٍ عِنْدَمَا عَلِمْتُ بِتَصَرُّفَاتِهِ غَيْرِ الْمَسْؤُولَةِ.
Sorumsuz davranışlarını öğrendiğimde büyük bir öfke hissettim.
كَانَ يَشْعُرُ بِالْغَيْظِ الشَّدِيدِ تُجَاهَ مَنْ ظَلَمَهُ.
Ona zulmeden kişiye karşı büyük bir hınç duyuyordu.
gayz
كَانَ أَخِي يُغَيِّظُنِي بِكَلَامِهِ كُلَّ يَوْمٍ.
Kardeşim her gün sözleriyle beni cinlendiriyordu.