فَتَّتَ

يُفَتِّتُ، تَفْتِيت

فَتَّتَ الْكَعْكَةَ بِيَدَيْهَا قَبْلَ وَضْعِهَا فِي وِعَاءِ الْحَلْوَى

Tatlı kabına koymadan önce keki elleriyle parçaladı.

فَتَّتَ الْخُبْزَ الْجَافَّ إِلَى قِطَعٍ صَغِيرَةٍ لِإِطْعَامِ الطُّيُورِ فِي الْحَدِيقَةِ

Parktaki kuşları beslemek için kuru ekmeği küçük parçalara ufaladı.

İlişkili Kelimeler